Uçak krizinin ardından Erdoğan-Putin görüşmesi

Filler Türkiye üzerinde tepişiyor…

24 Kasım 2015’te hava sahası ihlali ile Rus uçağı düşürülmese, Putin ile Erdoğan görüşecekti. Sekiz ay gecikmeyle o görüşme gerçekleşiyor.

Aradan geçen sekiz ayda ne oldu? Çok şey değişti.

Örneğin Türkiye’de bir darbe girişimi-kalkışma-iç savaş girişimi oldu.

Girişimin görünen yüzü FETÖ iken, FETÖ’nün ABD’nin taşeronu olduğu yorumlandı. Darbe girişimi öncesinde yaşanan birçok olayın arkasında FETÖ’nün olduğu, örneğin Rus uçağını da FETÖ’cülerin düşürdüğü konuşuldu.

Yıllar öncesinde Rusya’da ve yakın ülkelerde FETÖ okullarının CIA ajanı yetiştiriyor diye kapatıldığı hatırlanacaktır. Yani Türkiye tarihinin en ürkütücü gecesini yaşatan FETÖ’nün ve ABD’nin karşısında Rusya bulunuyor. 15 Temmuz gecesinden sonra Putin, Erdoğan’ı arayan ilk liderler arasında. Resmi açıklamaların yanı sıra kulisleri çalkalandıran, darbe girişimi öncesi Rus istihbaratının bilgi sağladığı iddiaları ve hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Rus uçaklarının-füzelerinin koruduğu abartıları var…

Size de iki karşıt kutup arasında kalmışız gibi görünmüyor mu?

Soğuk savaştan sonra gündeme gelen küresel tek kutuplu dünya söylemi bugünlerde geride kaldı artık dünyanın iki kutba ayrıldığı, bu iki kutubun da birbiriyle savaştığı söyleniyor. Hatta kimileri buna üçüncü dünya savaşı diyor. Çin-Rusya bir tarafta, ABD-İngiltere-İsrail diğer tarafta… Türkiye ise iki grup arasında çekiştirilen bir ülke…

Peki, Türkiye’den ne istiyorlar?

ABD’nin başı çektiği Batılı güçler Karadeniz’e NATO donanmasının çıkmasını istiyor. Rusya’nın başı çektiği Doğu güçleri ise istemiyor. NATO ülkesi olan Türkiye de bunu istemiyor. NATO’nun Ekim ayındaki zirvesinde bu kritik konu değerlendirilecek. Dolayısıyla Erdoğan-Putin görüşmesi yani Türkiye-Rusya mutabakatı önemli…

Türkiye ile Rusya şimdi uçak düşürmeden sonra bozulan ilişkileri tamir yolunda. Rusya resmi haber ajansı İtar-Tass’a mülakat veren Erdoğan “Putin ile görüşmemden sonra yeni bir sayfa açılacak” dedi. Nasıl bir sayfa açılacağını göreceğiz… O yeni sayfada NATO ile ilişkiler nereye evrilecek göreceğiz. Ama şu belli ki, NATO’dan çıkma, Batı’dan uzaklaşma gibi hamasi nutukları geride bırakmalıyız.

Filler tepişir, çimenler ezilir derken, Türkiye filleri topraklarından uzak tutmanın yollarını bulmak zorunda… Diplomasinin dengeli ve incelikli yürütülmesi gerektiği bir süreçteyiz. Yani Atatürk’ü ve İnönü’yü, Lozan’ı ve 2.Dünya Savaşı dönemi diplomasisini hatırlama ve uygulama zamanı…

(turkiyegundemi.com’da 08.08.2016’da yayınlanmıştır)