Ekrem İmamoğlu nasıl kazandı, kim kaybetti?

 

‘Adam kazandı’ beyler, hem de nakavtla, peki kim kaybetti?
Kaybeden AKP genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan siyasetidir.
Boşu boşuna seçime gidildi, ülke iki ay kaybetti ve sonuç ezici bir yenilgi oldu. 13 bine razı gelmediler 700 bin fark yarattılar (Yazıyı yazarken 777 bindi, temkinli olayım dedim:)). Bu nedenle olsa gerek Binali Yıldırım hemen kamera karşısına geçti ve yenilgiyi kabul etti, ön aldı. Zaten yüz ifadesi ‘bu iş çok uzadı’ der gibiydi.
Bu sonuçlarla İstanbul Türkiye’ye şu mesajları verdi:
1-Etnik-dini ötekileştirmeden bıktık! Bunu nereden anlıyoruz; Pontus sözleri ve son düzlükte Kürt oyları için İmralı’dan medet umulması ters tepti.
2-Zorla güzellik olmaz, bu zorlama süreci beğenmedik, bu ülkenin bir demokratik kültürü oluşmuştur, kişilerin keyfine göre değil demokratik ilkelere göre yönetilmek istiyoruz!
Evet, Halkın bu mesajları verdiğini düşünüyorum.

Seçim tekrar edilecek diyenlere olamaz, çok mantıksız demiştim, hakikaten mantıksız oldu, şansını zorlayanlar yenilgisini ağırlaştırdı; evet AKP 31 Marttan bugüne yenilgisini ağırlaştırdı, adeta yenilginin altını kalın kalın çizdi. Bunun sebebi çok açık; hep mağdura oynayan AKP, mağdur yarattı.
Çaldı dediler, kim çaldı açıklayamadılar. Beka söylemini terk ettiler, ne değişti açıklayamadılar. Rakibi karalamaya yönelik söylem geliştirmeye çalıştılar, o kadar haksızdılar ki çaldıkları karalar kendilerini karaladı. Yeni bir söylem proje koyamadılar, yalpaladılar. Ekonomik gerçekler seçim tekrarını şımarıkça ve lüzumsuz kıldı.
Ayrıca bence bu ülke yurttaşları yine ortak aklını çalıştırdı ve yurttaş direnişi kazandı. Yani demem o ki, Ekrem İmamoğlu, Gezi Direnişi ruhuyla sarıp sarmalandı, Adalet Yürüyüşü ruhuyla sarıp sarmalandı. Yurttaş bilinci, demokrasi inancı kazandı!