Koronavirüs kâbusundan sonra ne olacak? Samoalı Tuiavii ve Dr. Strangelove’ın kılavuzluğunda aranan yanıt

Beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisinin para adını taktığı yuvarlak metal veya ağır kâğıttan başka bir şey değildir.”

Bizler dört duvar arasında yaşarken, Tuiavii’ye göre kendi hapishanelerimizde yaşarken, o yıldızları görmeden yaşayabilmenin mümkün olmayacağını, insanlığın medeniyet zannettiği teknolojik dönüşümle nasıl özünden, doğadan koptuğunu, insanları peşinden sürekleyken paranın tek değer olduğunu anlatmıştı tane tane, içtenlikle.

Koronavirüs salgınının ardından küresel karantinada yaşadığımız şu günlerde, ilk aklıma gelenlerden biri bu kitap ve anlattıkları oldu. “Dünya bir daha eskisi gibi olmayacak” diyenlerin sorusuna yanıt arama çabasıyla zihnim derinlerden bulup çıkarmıştı. Bundan sonra ne olması gerektiğini konuşurken, hatırlamak istemiş, kılavuz edinmişti zihnim Tuiavii’yi.

Erich Scheuermann’ın önsözü ile yayınlanan “Göğü Delen Adam Papalagi” adlı kitapta, bizim yaşadığımız dünyayı tasvir eden bir Samoalı yerlinin; Tuiavii’nin sözleriydi bunlar. Eğitimsiz ama doğal bilge yalınlığı ile bu kitapla karşılaştığımda üniversite birinci sınıftaydım.

Bir yandan dünyam kararmış, sarsılmış; bir yandan da ufkum açılmıştı kitabı okurken. Benim için hem bir yüzleşme hem de kendine kendine söz verme süreciydi yaşadığım. Tuiavii’ye hak vermiş, yaşadığımız düzenin sorunlarına dikkat kesilmiş, dünyada olup bitene farklı bir gözle bakmaya başlamıştım.

Ölümün bu kadar yakın olduğu gerçeği ile evlerimize kapanmışken, yanlışlardan dönme fırsatını kullanmalıyız, diye düşündüğüm için hatırladım belki de…

Muhakeme sürecimde hatırladığım ikinci eser bir film oldu. Stanley Kubric’in 1964 yapımı “Dr. Strangelove” adlı filmi özellikle son sahnesinde çökertmişti beni. (Dikkat sonraki cümle spoiler içeriyor!) Soğuk savaş yüzünden dünyanın sonunun gelmesinin anlatıldığı filmde, insan neslinin sürmesi için bir formül geliştirilmeye çalışılıyordu. Hiç pişmanlık duyulmadan, hiçbir ders çıkarılmadan, aynı hataların devam etmesi mizahi bir dille anlatılıyor, izleyende büyük hayal kırıklığı yaratıyordu. Söz konusu sahnede, insan neslini sürdürmek üzere bir tercih yapılması gerektiğinde, Doktor Strangelove’ın “Bilgisayar, gençlik, sağlık, zekâ, üretkenlik ve gerekli ihtisasları öncelik alacak şekilde programlanabilir. Tabii üst düzey hükümet ve ordu mensuplarını dahil etmek yaşamsal önem taşır” cümleleri durumu özetliyordu.

Yazının devamı için linki tıklayınız* :

https://www.halimiz.com/author/semra-topcu/

(Bu yazı www.halimiz.com için kaleme alınmıştır)