Rüşvet skandalına sessiz kalınırken, Türkiye Tıbbi Cihaz ve İlaç Kurumu’na başkan dayanmıyor!

Sağlık Bakanlığı’nı karıştıran rüşvet dosyası yargıya taşınıyor. Bakanlık sessizliğini sürdürürken, önce Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), ABD’li ilaç firması Alexion’un Türkiye’de ve Rusya’da 2010-2015 yılları arasında ürettiği “Soliris” adlı ilacın satışını artırmak için Türkiye ve Rusya’da rüşvet verildiği iddiaları üzerine ve dağıtılan rüşvet nedeniyle firmaya kesilen 21 milyon dolar para cezasının ardından harekete geçti ve suç duyurusunda bulundu. HKP avukatları suç duyurusunda sonuç ve istem bölümünde, Türkiye’de konuyu gündeme taşıyan, EACPT Onursal Başkanı-Türkiye Akılcı İlaç Kullanım Platformu Başkanı, Prof. Dr. F. Cankat Tulunay’ın da tanık olarak dinlenilmesini talep etti. Başvuruda yer alan rüşvet verildiği belirtilen tarihlerdeki yetkililerinin sayıldığı şüpheli listesi şöyle: 

 

Dün yaşanan bu gelişmenin ardından bugün gündeme gelen bir başka önemli gelişme daha dikkat çekti. HKP’nin suç duyurusunda adı geçen dönemin iki bakanı da harekete geçti. Birgün gazetesinin haberine göre, AKP’li Müezzinoğlu, Sağlık Bakanlığı döneminde gerçekleştiği belirtilen 1.3 milyon dolarlık rüşvet skandalıyla ilgili soruşturma açılması için savcılığa dilekçe verdi. Disiplin soruşturması açılmasını isteyen Müezzinoğlu’nun avukatı ise Sağlık Bakanlığı’na ihbarda bulundu. İhbar dilekçesinde, Müezzinoğlu’nun avukatlarının ABD’de bir avukatlık ofisiyle ortak çalışma yaparak, söz konusu rapor ile ilgili araştırma yaptığı ve Müezzinoğlu’nun avukatlarının Cumhuriyet Savcılığı’na sunduğu dilekçede rüşvet skandalına yönelik, “İddiaların Savcılığınızca araştırılmasını ve şayet bir suç fiiline rastlanılması halinde şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını, iddianın muhatabı olarak bizzat talep etmekteyiz” denildi. Ayrıca Eski Sağlık Bakanı AKP’li Recep Akdağ da ABD’li Alexion ilaç firmasının, Türkiye’de bazı kamu çalışanlarına rüşvet verdiği iddialarına ilişkin suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. AKP’li Akdağ, suç duyurusunda “Alexion isimli ilaç şirketinin 6.6 milyon doların üzerinde kazanç sağladığı, bu haksız kazançta Türk yasalarına göre suç işleyerek katkıda bulunan kamu görevlileri ve diğer kişilerin bulunduğu iddia edilmiştir. Haksız menfaat temini durumu varsa, kamu görevlilerinin ve buna aracılık eden diğer kişilerin Cumhuriyet Başsavcılığınızca resen yürütülecek soruşturma ile kimliklerinin tespit edilmesini ve ceza kanunlarının ilgili maddeleri uyarınca tecziye edilmeleri için gerekli davaların açılmasını arz ederim” ifadelerini kullandı.

Konunun savcılığa taşınması memnuniyet verici olmakla beraber, Sağlık Bakanlığı’nın sessizliği konunun üzerinin kapatılacağı endişesini beraberinde getiriyor. Zira yaşananlar 1970’lerdeki Lockheed Skandalını hatırlatıyor. ABD’li firma benzer şekilde ceza ödeyip Türkiye’de rüşvet verildiğini ifade ederken, iktidar dosyayı yargıdan kaçırmıştı. (İlgili Haber Analiz) Yine konunun üzerinin kapatılma şüphesini yaratan bir başka olay da Novartis konusu… Profesör Dr. Cankat Tulunay , Novartis rüşvet olayına dikkat çekmiş ve Türkiye’de konunun nasıl kapatıldığını hatırlatmıştı (İlgili söyleşi).

Bu arada rüşvet skandalına karşı sessizliğini koruyan Sağlık Bakanlığı’nda bir görev değişimi dikkat çekti. Sağlık Bakanlığı’nan resmi sitesinde, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nda nöbet değişimi yaşandığı duyruldu. Devir-teslim töreninin gerçekleştiği belirtilen duyuruda Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz görevini; TİTCK İlaç ve Eczacılık Başkan Yardımcısı Dr. Ecz. Harun Kızılay’a devretti, denildi. Görev değişiminin rüşvet skandalı ile ilgilisi merak ediliyor… Bakanlıktan konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı ancak TİTCK’e başkan dayanmıyor, bu kurumda sık sık bakanlığın deyimiyle “nöbet değişimi” yaşanması dikkat çekiyor.

Haber Analiz linki: