COVID-19 mutasyonu; çocuklar ve gençleri bekleyen büyük tehlike!

Psikiyatr Dr. Cumhur Boratav uyardı:

“Pandemi süreci çocuklar ve gençlerin beyin gelişimini olumsuz etkiliyor”

“Bu nasıl iş; dövüş sporu kursları açık, okullar kapalı?”

“Pandemi 2,5 – 3 yıl sürebilir; MEB müfredat yenilemeli”

“10 yıl sonra çocuklar ve gençlerde çoklu organ yetmezliği riski var”

Psikiyatr Dr. Cumhur Boratav, pandemi sürecinin çocuklar ve gençlerin beyin gelişimini olumsuz etkilediği uyarısında bulundu. Boratav, çocuklar ve gençlerin sosyalleşmesinin şart olduğunu vurgularken, “Bu nasıl iş, dövüş sporu kursları açık, okullar kapalı” diye sordu.

Gazeteci Semra Topçu’nun Youtube kanalında Covid-19 pandemisinin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisini değerlendiren Cumhur Boratav, “En çok çocuklar ve gençler için üzülüyorum” dedi.  Boratav, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çünkü metabolizmaları hızlı ve genetik olarak da henüz daha sosyalleşmenin ve sosyalleşerek bir şekilde kendini tanımanın ve beyinlerini geliştirmenin tam çağındalar, oysa bu evin içinde sağlanamaz.

Dışardaki görsel uyaran ne kadar bolsa beyin gelişimi o kadardır. Yani ne kadar ders çalışırsa değil, dışardaki uyaran ne kadar fazla olursa beynin sinaptik zenginliği dediğimiz, beyin hücreleri arasındaki bağlantı zenginliği o kadar fazla oluyor. Bir çocuğun ya da bir gencin ihtiyacı sosyal aynada kendisini görmektir. Şimdi kiminle görüyor kendisini? En az gereksinim duyduğu anne babayla görüyor. Özellikle 13-15 yaşlarında en az gereksinim duyduğu anne babayla ‘aynalanıyor’. Üstelik bu nasıl bir iletişim, ‘Onu yapma bunu yapma, bilgisayar başında derse otur, ödevini yaptın mı?’ Ne yazık ki, 20 yaş altı da evlerin içine gönderildiği için bu durum gelecek kuşağı nasıl biçimliyor daha sonra anlayacağız. Bu kuşaklara yazık oluyor.”

Bilgisayar oyunları yetmez

Zihin zenginliğinin ne kadar bol uyaran olursa o kadar fazla perspektifle oluştuğunu vurgulayan Boratav, çocuklar ve gençlerin telefon-bilgisayarlarda oyunlarla vakit geçirmesinden ziyade sosyal hayatın içinde olması gerektiğini vurguladı ve şöyle dedi:

“Arkadaşlarıyla sosyalleşmese bile parkta bir oyun bahçesi içerisinde olsun istiyoruz. Çünkü orda beyin tek bir algoritma içerisinde uyarılırken, öteki tarafta görsel bir zenginlik ve devinim içerisinde oluyor. Bu da beyin gelişimini daha olumlu etkiliyor. Bilgisayar ve telefon oyunlarından daha faydalı yani. Bu ispatlanmış bir bilgi.”

Uzaktan eğitimin, öğretim anlamına gelmediğinin altını çizen Boratav, Millî Eğitim Bakanlığı’nın da müfredat yenilemesi gerektiğini söyledi:

“Çocuklar-gençler bir sanal ortamın içerisinde eğitim görmeye çalışıyor. Oysa ilkokul, ortaokul, lise öğretimdir ve etkileşim olmadan bir şey öğretmek pek mümkün değildir. Pek de mümkün olmuyor zaten de… Bu arada çocuklar virüs nedeniyle okula gidemezken, evde kalmak mecburiyetindeyken dövüş sanatları gibi kurslar sürüyor… Gençleri nasıl oyalayacağız, evlerde dersleri nasıl görecekler…”

Pandemi 2 – 3 yıl sürebilir; MEB müfredat yenilemeli

Korona pandemisi ile 2-3 sene yaşanabileceğini ifade eden Boratav, bu bilgi ile kimi güncellemelerin yapılması gerektiğine dikkat çekti:

“Milli Eğitim Bakanlığı seçmeli dersler yerine yeni bir müfredat oluşturabilir, dört saat ders dört saat hava alırlar çocuklar gibi düzenlemeler yapılabilir. Geçici bir yaklaşım değil de bu süreci planlayan bir yaklaşıma ihtiyaç var. Sonuçta asemtomatik geçirseniz bile on yıl sonra vücudumuzda ne olacağını daha henüz bilmiyoruz. O yüzden risk olduğu sürece kendimizi korumamız gerekiyor.”

Mutasyon çocuk ve gençler için riskli

Boratav, virüsün mayıs ayında mutasyon geçirdiğinin belgelendiğini vurguladı ve mutasyon geçirmiş virüsün en çok da çocuklar ve gençler için risk içerdiğini belirtti.

Bir ülkenin pandemi döneminde en uygun haritasını çıkaran verinin atık sular olduğunu hatırlatan Boratav, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Mayıs 2020 atık su inceleme raporuna dikkat çekti. Rapora göre mart-nisan aylarında korona vakaları olmasına rağmen birdenbire Covid-19 oranı sıfırlanmış, araştırmada değişiklik yapılarak yeniden atık sularda Covid 19 tespit edilmişti.

Çoklu organ yetmezliği riski

Boratav, “Bu rapor virüsün Türkiye’de de mutasyon geçirdiğini anlatıyor” dedi ve şöyle devam etti:

“Temmuz ağustostan itibaren başlayan ikinci dalga dedikleri dönemdeki Covid-19 mutasyon geçirmiş durumda. Ve bu mutasyonlu Covid-19’un çok önemli bir özelliği var, bu söylenmiyor. Asemptomatik hastaların, semptomu yok ama tarama testi pozitif olanların dörtte birinde akciğer tomografisi çektirdiğiniz zaman lezyon var. Dolayısıyla asemtomatik olmak 20 yıl sonrası için bir tehlike arzedebilir. Çünkü Covid-19 gidiyor damarın duvarındaki epider dokuyu mahvediyor. Bunlar görünür düzeyde şeyler değil, mikro düzeyde bulgular. Genç yaşta çoklu organ yetmezliği gösterme riskiniz var. Covid-19 ile ilişkili olarak en yüksek risk, toplumsal olarak en yüksek risk burada. Kesin değil ama burada böyle bir risk var. Covid-19’un yaptığı gidip damar duvarına yerleşmek. Bağışıklık sistemi virüsle savaşırken vücuda zarar veriyor ve böyle büyük bir risk durumu yaratıyor.”

Aşılara güvenmeliyiz ama bilinmeyeni çok

“Aşılara güvenmek zorundayız ama bilinmezi çok” diyen Boratav, Covid-19 mücadelesinde aşının yeterli olmayacağını şöyle hesapladı:

“Bu pandeminin tüm dünyada sadece aşılamayla bitmesi mümkün değil. 8 milyar insan var, böyle bir aşının 6 ay koruyuculuğu bile olsa bir yılda 16 milyar aşı yapmanız lazım. Bu ne kadar gerçekçi? Ne olacak, herkes kendi ülkesini korumaya çalışacak.  80 milyon insana iki doz bir aşı 160 milyon yapar. Diyelim ki altı ay etkili. 3 yıl boyunca yıllık 320 milyon dozu yani toplamda 1 trilyon kadar dozu şimdiden parasını verip sağlama alsam kendi ülkemi kurtarabiliyorum.”

2021 müjdesi iki ilaç faz 3 aşamasında

İlaç bulunmasının şart olduğunu ifade eden Boratav, Faz 3 aşamasına geçen iki ilaç olduğu müjdesini verdi. Molnupiravir ve Ivermectin ile ilgili çalışmaların yeni yıl müjdesi olduğunu anlattı.

Pandemi sürecinin eninde sonunda biteceğini ancak insanlara güven vermenin şart olduğunu bunun için de doğru bilgilerin kamuoyuna yansıtılması gerektiğini anlatan Bortav, “Gerek dünyada gerek ülkemizde bilgi kirliliği ve bir şeyleri saklama olduğu sürece insanlar bu belirsizliğin içinde kalacaklar” dedi. Türkiye’de vaka sayılarının yanı sıra yoğun bakımlar konusunda da bilgi saklandığını belirten Boratav, şöyle dedi:

“Yurttaşlardan yoğun bakım ve yatak yüzdeleri saklandı. Halen saklanıyor. Verilen oranlar Türkiye’deki toplam yoğun bakım ve toplam klinik yatak sayısı üzerinden…Oysa daha ağustos-eylül ayında (Benim de o dönemler hastam olduğu için durumu biliyorum) yoğun bakımlarda yer yoktu. Klinikler dolmuş taşmıştı.”

Aracı firma tartışması; Parası olan aşı olabiliyor mu?

Boratav yönetenlerin açık ve samimi olmasının önemini vurgularken, aracı firma tartışmasını da değerlendirdi ve tanık olduğu bir bilgiyi paylaşırken çok tartışılacak bir iddiayı şöyle dile getirdi:

“Pandemi saklayarak yönetilemez. Mesela deniyor ki, aşıyı doğrudan bakanlık getirecek. O zaman neden bir ithalatçı firma var? Neden bazıları aşısını oldu. Benim bildiğim aşı olan insanlar var. Gönüllü aşılanların haricinde, parasını verip aşı olanlar var. Özel firma ayrıca Çin firmasıyla anlaşma yapıp kendine göre belli bir doz getirtmiş ve bunları el altından pazarlıyor olabilir. Benzer bir şey tarama testiyle ilgili yaşandı, ortaya çıktı. Milletvekili oğulları kendileri test yapıyordu, falan. Bilmiyorum, Sağlık Bakanlığı mı anlaştı böyle bilmiyorum. Ama konu burada o değil zaten. Konu açık olmak, samimiyet.”

Söyleşiyi izlemek için linki tıklayınız: