İlaç krizi

Cankat Tulunay: “Gözgöre göre kriz yaşanıyor, Bakanlık uyuyor!”
Kayıhan Pala: “Sorun sadece ilaçta değil, diyabet sensörü gibi birçok sağlık malzemesinde sorun var!”
645 ilaca ulaşılamaması üzerine başlayan ilaç krizi tartışmasını önce görmezden gelen ardından da depo baskınları ile çözmeye çalıştığı havası yaratan iktidara sert tepki…
KRT’de yayınlanan Semra Topçu ile Haftanın Panoraması programında Klinik Farmakoloji Uzmanı Profesör Dr. Cankat Tulunay ve Halk Sağlığı Uzmanı Profesör Dr. Kayıhan Pala ilaç krizini değerlendirdi.
“Türkiye’nin ilaç politikası yok, Bakanlık uyuyor, gözgöre göre kriz yaşanıyor.” diyen Tulunay, Türkiye’de her sene kriz yaşandığına dikkat çekti ve şunları söyledi:
“Bütün dünyada bir ilaç kıtlığı var. Bunun sebebi covid dolayısıyla özellikle büyük firmaların Amerika ve Avrupa dışındaki fabrikaları kapatmaları veya yavaşlatmaları, ham madde bulunamaması ve daha da önemlisi lojistik kaybı. 1156 ilaçta kıtlık yaşanıyor.”
“Her sene aynı kriz yaşanıyor”
Tulunay, dünyadaki ilaç kıtlığına dikkat çekerken, Türkiye’de krizinin kaynağının kurdaki artışa bağlı olarak her sene yaşanan yönetim sorunu olduğunu söyledi.
“Türkiye’nin bir ilaç politikası yok. İlaç politikası olmayan bir yerde siz neyi düzelteceksiniz, neye bakacaksınız? Bakanlık müfettiş gördermiş, depoları ve fabrikaları kontrol edecekmiş. Elinizde bu bilgiler var zaten, firmalar bildirmiyor mu zaten. Hepsi var elinizde. Niye şimdiye kadar uyudunuz? Ben üç ay önce yazdım, ilaç krizi başlayacak diye. Dostlarımıza arkadaşlarımıza bildirdik, aman ilaçlarınızı temin edin, dedik. Göz göre göre başladı. Bu bilinmeyen bir şey değil, beklenen bir şey.”
“Sadece ilaç değil diyabet sensöründe de kriz”
Haftanın Panoraması’nda ilaç krizini değerlendiren Halk Sağlığı Uzmanı Profesör Dr. Kayıhan Pala da, serbest piyasa ekonomisine evet diyen iktidarın kuru sabitleyememesi sonucu kriz yaşandığını vurguladı ve sağlık hakkını ihlal etmeyecek bir ilaç politikasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Pala şu ifadeleri kullandı.
“Türkiye’nin doğru düzgün ve sağlık hakkını ihlal etmeyecek bir sağlık politikasına ve ilaç politikasına ihtiyacı var. Üstelik sorun sadece 645 ilaca erişimle ilgili değil. Aslında yurttaşın ihtiyacı olan bir çok malzemeye ve ilaca erişimle ilgili başka sorunlar da var. Bunun tipik örneklerinden biri tip1 diyabet hastası olan kişilere sensörlerin SGK tarafından hala sağlanmıyor oluşu. Yani rakamlara bakılacak olursa 20 bin kişinin problemi bu. En başta çocuklar olmak üzere gündelik hayatlarını etkileyecek, yaşam kalitelerini artıracak bir girişim olmasına rağmen her yere para bulan Sağlık Bakanlığı sensörlere para bulmuyor ya da 645 ilaç krizi yaşanıyor.”
Pala kur artışına bağlı olarak krizin önümüzdeki günlerde daha da artacağını belirtirken, iktidarın kaynak yokluğundan söz etmesinin de anlamsız olduğunu vurguladı ve “Bütçenin beşte biri Şehir hastanelerine aktarılıyor. Küresel sermayeye kaynak aktarmak açısından herhangi bir sorunun gündeme getirilmemesi sağlıkta dönüşüm programının iflasıdır.” dedi.
“Türkiye denetimsiz ilaç cenneti”
Sağlık Bakanlığı’ndan ayrılan bürokratların neden ayrıldığı sorunu gündeme getiren Prof. Tulunay da şunları söyledi:
“İlaç Eczacılık Genel Müdürü dahil, Türkiye İlaç Kurumu Başkanı dahil, SGK bürokratları dahil, bu bürokratlar neden ayrıldı kimse sormuyor. Yolsuzluk deniyor, nedeni bulunmalı. Çünkü Türkiye bir ilaç cenneti oldu. Ne ilaç buldularsa ruhsat verdiler. Daha enteresanı dünyanın hiç bir yerinde olmayan ilaçlar türkiyede keşfedildi ve satılıyor şu anda, hem de hiç bir test yapılmadan. İnsan hayatıyla oynanıyor Türkiye’de. Birileri bunları incelesin…”