Eski AKP Milletvekili Tarihçi Reha Çamuroğlu’ndan Diyanet’e tepki

 

 Eski AKP Milletvekili Tarihçi Reha Çamuroğlu’ndan Diyanet’e tepki

“Binlerce camiye, imama ihtiyacımız yok”

“Diyanet devlet yapısı dışına çıkarılmalı”

“Mahir Ünal’ın sözleri hepimize ağır hakaret, siz çöp ürettiniz demek”

“İktidarın hikâyesi bitti artık kimseye bir şey söyleyemiyor”

Eski AKP Milletvekili ve tarihçi Reha Çamuroğlu Cumhuriyet’in 99. yıldönümünde Cuma hutbesinde Atatürk’ün anılmamasını eleştirdi ve “Mustafa Kemal Atatürk Diyanet’in kurucusudur. Yaşasaydı bu yaptığından pişman olur muydu bilmiyorum” dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın devlet yapısının dışına çıkarılması gerektiğini savunan Çamuroğlu, “Binlerce camiye, imama ihtiyacımız yok. Vergi verenlerin yüzde kaçı Diyanet’i gerekli bir kurum olarak görüyor?” sorusunu yöneltti.

Çamuroğlu, AKP Grup Başkanvekili Mahir Ünal’ın “düşünce setlerimiz yok oldu” sözlerini değerlendiren Çamuroğlu, talihsiz bir beyan ifadesini kullandı. Ünal’ın sözlerinden bir yazar olarak kendisinin de alındığını söyleyen Çamuroğlu KRT’de “Haftanın Panoraması” programında Semra Topçu’nun sorularını özetle şöyle yanıtladı:

Yüzbinlerce imama ve camiye ihtiyacımız yok

“Mustafa Kemal Atatürk Diyanet’in kurucusudur. Yaşasaydı bu yaptığından pişman olur muydu bilmiyorum. Fakat demokratik bir Türkiye, gerçekten demokratik sıfatını hakeden bir Türkiye bence Diyanet’i zaten devlet yapısının dışına çıkarmalıdır. Diyanet sivil bir kurum haline dönüşmelidir. Bütçeden bilmem kaç bakanlığın bütçesi kadar pay alamamalıdır. Diyanet inananların gönüllü vergileriyle hayatiyetini devam ettiren sivil bir kurum olmalıdır. Demokratik Türkiye, ancak bu şekilde kalkınabilir, gelişebilir. Bizim yüz binlerce camiye yüz binlerce imama ihtiyacımız yok. Varsa inananlarının, onlar da kendi gönüllü vergileriyle camilerinin giderlerini, imamlarının maaşlarını öderler. Yani vergi verenlerin yüzde kaçı acaba Diyanet’i yararlı ve zorunlu, gerekli bir kurum olarak görüyor? Cumhuriyet demokratik bir eksende yeniden biçimlendiğinde pekçok sorunun sorun olmaktan çıkacağını düşünüyorum.

Mahir Ünal ürettikleriniz çöp diyor

Ben de Mahir Ünal’ın sözlerini üzerime aldım; diyor ki 100 yıldır bir şey üretemedik. Mesela ben 16 kitabı yayınlanmış, bunlar 12 dile çevrilmiş bir insanım. Bir yazarım. Bu hepimize sizin kitaplarınız çöp demektir. Türkiye düşünce hayatına siz çöp ürettiniz demektir. Türkiye düşünce hayatının bir çırpıda 50-100 ismini sayabilirim. Günümüzü kuran Türkçeyi geliştiren, Türkçeyi uluslaraarsı alanda her konuda düşünce üretecek hale getiren yazarlarımızı, şairlerimizi bilim adamlarımızı sayabilirim. Bunlara yapılan ağır bir hakarettir bu maalesef. Gırtlak 9 boğum diye bir laf vardır, yani dokuz kere düşünmek gerekir konuşurken. İktidar partisinin grup başkan vekili bir Sayın Eski Bakan daha fazla düşünmek durumundadır, belki o 19 kere düşünmek zorundadır.

Türkiye Yüzyılı bildirgesi bir şey anlatmıyor

Hiçbir şey görmedim o vizyon belgesinde. Yeniden sanayileşme nasıl olacak? Tarımda yeni hamle nasıl olacak? Deniz bitti, para bitti. Neyle yapacaksınız? Bir de şu paranın kaynağını söylesenize rezerv eksi iken bütün bunları nasıl yapacaksınız, nereden para bulacaksınız? Önce bunu anlatın. Ama hayali rakamlar vermeyin. Türkiye’de eskiden beri siyasetçiler birbirlerine şu soruyu sorarlardı; şu vaadi yaptınız kaynak ne? Kaynaksız konuşmak kolaydır. Tarımı tasviye noktasına geldiniz, hayvancılık kan ağlıyor, bütün bunların tersini yaptınız şimdi düzelteceksiniz öyle mi? Hem de bu enflasyonla şimdi resmi görüşle yüzde 65 enflasyon dendi.

İktidarın hikayesi bitti

2023’e girerken ne iktidar ne muhalefet güven vermiyor. 2023 sonrası siyaset yeniden şekillenecektir. Bu seçimde muhalefetin yanlış bir adayla çıkması ve seçimi kaybetmesi muhalefeti bitirir. Bütün millet umudunu seçime bağladı. Siz muhalefet olarak yine beceremezseniz bu enkazın altında kalırsınız. Bu kadar net.

İktidar ise zaten hikâyesi bitti, iktidarın sözü bitti artık kimseye bir şey söyleyemiyor. Ver mehteri ile gidilecek yer yok. 21. Yüzyıl mehter yüzyılı değil, insanlar ne idüğü belirsiz şeyler için şehit falan olmak istemiyorlar. İnsanlar iyi yaşamak istiyorlar, çocuklarının mürvetini görmek istiyor.

Yolsuzluğu büyüttüler

Bir ekonomiyi çürüten şey, şeffaflığın olmaması ve yolsuzluk. Cumhurbaşkanı da kabul etti ve ‘Biz çözeriz yolsuzluğu’ dedi ama 20 yıllık bir iktidarın çözeceğim demesi çok inandırıcı gelmiyor. 20 yıldır niye çözemediniz? Aksine burada gördüğümüz büyüyerek gelen bir problem. 2002’de Türkiye’de yolsuzluk kesinlikle çok daha azdı. Şimdi 2022’de aman Allahım… İlçelerde ilçe ağaları, beldelerde belde ağaları türedi. Türkiye post feodal bir dönem yaşıyor adeta. Lordlar baronlar kontlar. Bir mahalleyi ele geçiren oranın ağası oluyor. Bu vahim bir vaziyettir. Türkiye buna layık değil.

Togg’u ihraç etmeniz gerekir 

İhraç edilemeyecek bir otomobil kendisine yapılan yatırımı karşılayamaz. Zaman içinde o yatırım erir gider. Sadece ülke için yapacaksanız, bu arabayı alacak insan sayısı bellidir. O zaman 176 bini üretemezsiniz. 175 bin satarsınız. Şu ana kadar 900 bin deniyor ki, keşke olsa derim. Sonuçta siz otomobil üretecek bir bandı yurt içi için kuramazsınız sadece, ihraç etmeniz gerekir ki, fizibil olsun.”